Ayşeler irrite olmasın, garson da koklayabilsinler
Ayşe Arman hanfendi hazretlerinin yakın geçmişte yurt çapında infiale yol açan bir makalesi vardı. Söz konusu yazıda önce güzel kokmanın faziletlerinden, kendisinin güzel kokmaya verdiği önemden bahsederek giriş yapıyor, daha sonra geçenlerde (izafiyet teorisini çökerten sözcük) Dubai'den yaptığı kısa bir Türkiye ziyaretinde gittiği lokantada çalışan garsonların koltukaltlarından kesif bir ter kokusu yayıldığını, bunun ne kadar fena bir şey olduğunu, belirtiyor, garsonların koltukaltlarından yayılan o aşağılık kokunun kendisini nasıl da rahatsız ettiğinden dem vurarak, "yurtdışında bunları aştılar artık güzelim, garsonlara botoks yaptırıyorlar, onlar da terlemeyiveriyor." diyerek o günkü yazısını nihayete erdiriyordu. Günde 12 saat boyunca eşşekler gibi ordan oraya koşturan bu garson denen adamlara terlemeyi çok gören zihniyet, bize Dubai'den ithal edildi; ancak mevzunun yerli malı uygulamasını görmemiz de çok sürmedi. Geçenlerde (bak gene geçenlerde) gazetede bir haber okuduk. Falanca lokantanın sahibi bilmemkim, bütün garson kadrosunu almış, doktora götürüp botokslattırmış. Bundan sonra garsonlar, isteseler bile ter kokamayacaklarmış. Gerekçe olarak da, "Şikayetler alıyorduk" demiş adam. "Parfüm sürseler olmuyor mu?" diye sormuş muhabir. Olmuyormuş. "Peki günde 3-4 kere duş alsalar?", buna ne zaman, ne de imkan varmış. Haberi okuyunca birtakım düşüncelere garkoldum. Lan. Dedim. Ben. Dedim. Şu ülkede görüp görülebilecek en pis kebapçılarda bile yemek yedim. Dedim. Fakat. Dedim. Şimdiye kadar bir kez bile yemek yediğim mekandan "Of ya ne yivranç kokuyordu herif resmen sicim sicim terlemiş ANMNSNKYM HAYVAN!" diyerek çıktığımı hatırlamıyorum. Demek ki, bu kadın kazara böyle bir yere gelse, bu kokular arasında beş saniye içinde böcek gibi ters dönüp ölecek. Milletçe ter kokan garson terörüne bir şehid daha vermenin üzüntüsünü yaşayacağız. Dedim.
Peki kim bu garsonları şikayet edenler? Memlekette her lokantada, restoranda yemek yerken bir taraftan garsonlara koku testi yapan, tüm duyargalarını ardına kadar açarak oturan bir Ayşe Armanlar sürüsü mü var? Bu kadını artık biri durdurmayacak mı? Yedi nokta dört yetmedi mi? Olan koltukaltına botoksu yiyen garsoncuklara olmuş. Adamların terleme fonksiyonunu ellerinden almış Ayşe Arman burunlu curnalciler. İşin tıbbi tarafını pek bilemiyorum, bildiğim kadarıyla koltukaltından terle beraber toksin atar vücut, şimdi bu garsonlar (o iğrenç, kokuşmuş) vücutlarından o toksinleri nasıl atacaklar. Bunu da bilemiyorum. Zaten bunları bilmişiz bilmemişiz farketmez (mesajlı bitiriyorum), yeter ki Ayşe'nin içi rahat olsun. Dubai'den yurdumuza yaptığı kısa süreli ziyaretlerde yemeğini yerken, gönül rahatlığıyla içine çeksin o oha derecesinde lüks restoran havasını. Gerisi teferruat, gerisi tırt.
PS: garson değilim.
8 yorink:
Evde yemek yapmak zor geldiği için mütemadiyen dışarıda yemek yiyen bir insan olarak hiçbir zaman aklımda garsonun koltuk altıyla ilgili bir "acaba?" taşımadım. Ayrıca hiçbir garsonla koltuk altını koklayacak kadar yakınlaşmadım.
Ama terleyen garsonlar gördüm. İtiraf ediyorum. Düşündüğümde insan oldukları için terliyor olabilecekleri aklıma geldi. Bu da doğaldı ve ben karışamazdım. Çünkü garsonlar benim için yaratılmış olmadıkları için terlemeleri beni ilgilendirmezdi. Tabii benim için yaratılmamış olmaları ayşe arman için yaratılmadıkları anlamına gelmez.
bu mevzuyla birlikte ayşe arman'a ayrı bir hayranlık besledim. büyümedi ama olsun. Bir kere bile olsun kendimi tüm toplum için bir çözüm üretebilecek, toplumun refahı için öneriler yapacak noktada görüp buna yeltenmedim. Oysa gördüm ki ayşe arman bütün halkı refaha kavuşturacak önerileriyle biz sıradan insanlardan bir adım önde, kendini bırakıp toplumun rahatını düşünebilecek kadar yüce bir insanmış.
insan olmasından korktuğum birisini tanıyorum. hayatı dizilerden ibaret. böyle olunca tüm düşünce gücünü, yaptığı işleri, ürettiği herşeyi dizilerden yola çıkarak yapıyor, dünyayı dizilerle algılıyor. Bu normal bir şey, hayatında en çok ne varsa, sana uzak hayatı bununla izah edersin. ayşe arman'ın önerileri de bu minvalde onun hayatındaki botoksun yerini gösterir gibi sanki.
her neyse haggard'cım. neticede ayşe arman'a diyecek bir şey bulamıyorum gördüğün üzere. ama garsonlarını evcil hayvan aşısı yaptırır gibi botokslatmaya götüren bu restoran sahibinin ne olduğunu biliyorum. kendisiyle ve etrafındaki insanlarla ilgili hiçbir fikri olmayan, varlığının tek anlamı başka insanlar ve onların fikirleri olan, birileri dedi diye veya sırf birilerine yaranmak için bir şey yapmasa ne için varolduğunu ve ne olduğunu bilmediği hayatının tüm anlamlarını yitirecek bu tiplerden bayağı fazla sayıda gördüm. henüz isim koyamadım zira içselleştirmek istemiyorum. bildiğim şey beni tahammülsüz bir insan haline getirebilecek kadar fazla oldukları.
diyeceğim çok ama neticede yorum yapıyorum. o yüzden kesiyorum. eline sağlık.
Ter kokusunun nesinin savunulduğunu anlayamadım işin doğrusu :)
Sıklıkla dışarıda yemek yiyen birisi olarak, masaya servis yapan bir garsonun ardından, masada kalan bir ter kokusuyla karşılaşmışlığım vardır. Karşılaşma sıklığı olarak da %20 diyebilirim sanıyorum. Ve bu beni rahatsız eder.
Sadece lokantalarda değil sokaklarda da ter kokan insanlara denk geliyorum ve bu da beni rahatsız ediyor.
Bir insanın ter kokmasının ardında yatan sebeplerden sadece "yoksulluk" bana hafifletici sebep olarak geliyor.
Emekçinin terlemesinden dem vurmanız bence sırf Ayşe Arman'a gıcıklık olsun diye. Sizin mecazi teriniz, gerçek terin gerçek kousuyla kıyaslanmamalıydı.
garsonların bu derece terlemesi enteresan. patronlarının ise işler bu kerteye gelmeden önce uyararak anti perspirant kullanmaları gerektiğini kibarca söylemiş olduğunu düşünüyorum. söylememiş de olabilir tabii. ama söylemesi lazım. kimse bir şey söylemezse sessizlik olur. sessizlik iyidir ama lüks bir restaurantta fazla olmaması gerekir. dikkat ederseniz hep bir gürültü olur lüks restoranlarda. çatal, kaşık, toksin. saygılar.
Kiz kardesim estetisyenlik yaptigindan bu Botox denen nanenin vucutta en fazla 6 ay kaldigini ogrenmistim. Uzun vadede saglik sorunu yaratmasa da bunu aliskanlik haline getirmis bir restoran isletmecisinin de gidip bi beyin tomografisi cektirmesi lazim. GArsonlarin galeyana gelip protesto etmemeis olmasi da oldukca sasirtici.
Ayşe armanı ukala bulduğum durumlar olmuştur..İlk önce sizin yazınızı daha sonra ayşe armanı okudum bi cümleyle anlattığı rahatsız olunabileceğini söylediği bi durumu(ben emekçiye saygısızlık olrak yorumlamadım yazısını) gerçekten popilist bi yaklaşımla tribüne doğru uzatarak bir post çıkarmasınız..Tebrikler..
Ayşe armanı ukala bulduğum durumlar olmuştur..İlk önce sizin yazınızı daha sonra ayşe armanı okudum bi cümleyle anlattığı rahatsız olunabileceğini söylediği bi durumu(ben emekçiye saygısızlık olrak yorumlamadım yazısını) gerçekten popilist bi yaklaşımla tribüne doğru uzatarak bir post çıkarmasınız..Tebrikler..
Ayşe armanı ukala bulduğum durumlar olmuştur..İlk önce sizin yazınızı daha sonra ayşe armanı okudum bi cümleyle anlattığı rahatsız olunabileceğini söylediği bi durumu(ben emekçiye saygısızlık olrak yorumlamadım yazısını) gerçekten popilist bi yaklaşımla tribüne doğru uzatarak bir post çıkarmasınız..Tebrikler..
botox bagimlilik yapmanin yani sira intihar egilimini de güclendirir.
artik gaztelerin 3üncü sayfasinda zirt pirt "lokantanin laneti - hasan usta lokantasinin garsonlari teker teker intihar etti" tarzinda haberler okursak sasmayalim.
hem bu kadar "iyyk yiggranc sey" diye hor gördügün garson istermisin sana getirdigi kahvenin icine isemis olsun, hmm ayse arman? giciklikta sinir tanimayan bir tek senmisin?
Yorum Gönder