Müşkülpesent değilimdir ama şu adamcıkların koşuşturup şekilden şekile girdiği Akbank reklamını gördüğümde çok sıradan bir filmi milyonuncu kez izliyormuş hissine kapılıyorum. Ortada bayat bir fikre harcanmış koca bir iş gücünun haricinde derinlerde başka bir şey hissettim. Starcraft oynarken askerleri dizip adımı yazmışlığım vardır. Uçaklardan fallik obje çizip radardan beni izleyen rakibe nispet bile yapmışımdır. Bu tip birey yönetmeli oyunların ister istemez verdiği tanrı misyonuyla bu densizliği yaptığımı varsayıyorum. 23 Nisan gösterilerinde hangimiz bir harfin parçacığı olmadık. Bu insanlar karınca değil böcek değil. Herbirinin kimbilir ne hikayesi vardır. Reklamda hatırlarsanız insanlar bir sahnede çalışan bir dişli mekanızması oluşturuyor. O dişlideki Ahmet abi, evet sana söylüyorum, o dişlinin bir parçası olmaktan mutlu musun? Sağda solda gururlanarak anlatabiliyor musun "O çarkın bir parçasıydım" diye? Ama seni anlıyorum, eve ekmek götürme derdindesin. Hangimiz değiliz ki... Parçası olmak istemediğimiz bir çarkın dişiyiz, gittiği yere kadar dönüp duracağız... (Sosyal mesaj + Spielberg tarzı final)(Resimde %70 kredi kartı faiz oranından sonra don gömlek kalan vatandaşlarımızın protestosunu görüyorsunuz)
Yorumlar
neyse ustteki korakor mucadelenin de etkisiyle, kirizbek diyebilir miyiz? (kris is back manasina)