Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Laf Cambazı

İnsanın başına oturdu mu kalkamadığı bazı oyunlar vardır; bu da aynen öyle bir oyun. Amaç birbirine komşu harflerle anlamlı kelimeler bulmak. Buna benzer bir de kelimatör var, ama onda komşuluk ilişkisi önemli değil. Oyunu oynamak çekirdek çitlemek gibi bir şey. Biri bitince diğeri başladığından, ulan şuna da bir bakayım öyle kapatayım deniliyor, ama kapatmak zor. Üstelik çekirdek dediğin şey uzun da olsa bir süre sonra bitiyor ama bu bitmiyor. Bir oyun bitti, yaşasın yeni oyun. Bir keresinde de bütün harfler sessiz çıktı. krs, myp gibi denemeler sonuç vermeyince sesli harflerin hayatımızdaki önemini kavrayıp sessiz sedasız bitmesini bekledim masanın. O sırada telefon çaldı.

Okuyucunun Dünyasını Yıkan Yatak Haberciliği

İnternet siteleri aleminde haber vermeyi ilke edinmiş(!) bir çok site, ziyaretçi sayısını en çok artıran cinsellik haberlerini ardı ardına sıralamayı da kendisine görev bilmiştir. Bu sadece ülkemizde değil de, internetin cümlesinde böyle. Yapacak bir şey yok. Cinsellik hususu her kişinin sorunlu ve dolayısıyla meraklı olduğu bir konu. Şimdi gitsen, en bildiğin haber sitelerinde, en çok okunan haberlere baksan hepsi cinsel çağrışımları olan başlıklara sahip haberler veya düpedüz cinsellikle ilgili makalelerdir. Bu durum işin neticesinde seri olarak cinsellik temalı haberler üretilmesini gerektiriyor. En çok rastlanan anahtar kelimelerden biri de "yatak". "Yatakta çılgın oyunlar", "yatakta savaş var!", "yataklarda ne dolaplar dönüyor", "yatakta partnerinizi memnun etmenin yolları", "yatakta deli dümen", "yatakta koca yılan" vesaire. Peki bu kadar yazıyı kim yazacak? Cevap herhangi biri. İçinde yatak olsun, cinsellik ol...

Uzay-Zaman Bükülmesi

Tokyo’da, Sydney’de arkadaşlarım var. Nette konuşurken bazen “İyi akşamlar” mı diyeyim, “Günaydın” mı ne diyeceğimi şaşırıyorum. Firefox ’un Foxclocks diye bir eklentisini buldum, nerde saat kaç hepsini gösteriyor, toplama çıkarmayla kafamı yormuyorum. Yaz saati uygulaması gibi durumları da yerine göre hesaplıyor. Örneğin Avustralya’da daylight saving (gün ışığından tasarruf) uygulaması yokmuş. Arkadaşa neden yokmuş diye sordum: -Abi çok güneş görünce inekler sütten kesiliyor, perdeler çabuk sararıyor. Dedi. Kaldım.

Korakor Mücadele

İlkokul üçüncü sınıftaydım. Öğretmen “ Ben ne dersem motamo yazacaksınız ” diye bir lakırdı ediverdi. Sınıfta bir uğultu: “ Motamo ne lan? Japon el yazı sanatı mı? ”. Kimse de cesaret edip soramıyor. Seneler geçti, motamonun ne demek olduğunu puanım yetmediği için hasbelkader girdiğim fransız kolejinin hazırlık sınıfında öğrenebildim. Nöron ziyanlığı: “ Mot à Mot ” , fransızcada “ kelimesi kelimesine ” demekmiş. Gün geçmiyor ki futbol yazarlarından garip yabancı terimler duymayalım. Her T.C. vatandaşı doğuştan futbol eleştirmeni olduğundan bu işi profesyonel olarak yapanlar bir fark yaratmak adına yabancı deyimleri yersiz kullanma hatasına düşüyor. Bugünlerin moda tabiri ise korakor . Nedir bu korakor? Fransızca “ Corps à corps ” düz çeviriyle vücut vücuda anlamına geliyor. Türkçe karşılığı ise göğüs göğüse, dişe diş, cansiperane olabilir ama resimde görüldüğü üzere değişik yorumlara açık. Gürcan Bilgiç gibi futbol yazarlarının bunu sıkça kullanma nedeni olarak kelime vurgusunu g...

Küçük Adamların Bilinmeyen Dramı

Müşkülpesent değilimdir ama şu adamcıkların koşuşturup şekilden şekile girdiği Akbank reklamını gördüğümde çok sıradan bir filmi milyonuncu kez izliyormuş hissine kapılıyorum. Ortada bayat bir fikre harcanmış koca bir iş gücünun haricinde derinlerde başka bir şey hissettim. Starcraft oynarken askerleri dizip adımı yazmışlığım vardır. Uçaklardan fallik obje çizip radardan beni izleyen rakibe nispet bile yapmışımdır. Bu tip birey yönetmeli oyunların ister istemez verdiği tanrı misyonuyla bu densizliği yaptığımı varsayıyorum. 23 Nisan gösterilerinde hangimiz bir harfin parçacığı olmadık. Bu insanlar karınca değil böcek değil. Herbirinin kimbilir ne hikayesi vardır. Reklamda hatırlarsanız insanlar bir sahnede çalışan bir dişli mekanızması oluşturuyor. O dişlideki Ahmet abi, evet sana söylüyorum, o dişlinin bir parçası olmaktan mutlu musun? Sağda solda gururlanarak anlatabiliyor musun "O çarkın bir parçasıydım" diye? Ama seni anlıyorum, eve ekmek götürme derdindesin. Hangimiz değ...

Lost ve Gaip

Lost dizisinin yerli versiyonu çekilecekmiş . İyi de zaten var bir yerli Lost. Üstelik orijinal Lost'tan yıllar önce gösterime başladı. Evet tahmin ettiğiniz gibi Sırlar Dünyası'ndan bahsediyorum. Sırsa sır, gizemse gizem, tesadüfler yumağıysa tesadüfler yumağı, kayıpsa gaip. Onun müptelası da azımsanmayacak derecede fazla. Altyazıyla uğraşmamak da işin ekstrası. Hatta şöyle bir şey diyebiliriz: "İnsanlar ikiye ayrılır: 1) Gizemli hikaye dinleme ihtiyacını Lost'la giderenler. 2) Sırlar Dünyası'yla giderenler. " İkisinden birden giderene rastlamadım ama onlar da vardır mutlaka. (Others)

Rahmetli Kent Kitabevi

Herkesin bir kişisel tarihi var ve herkesin bir kentle kişisel tarihi. Her kentin hususi tarihinin, o şehirde yaşamış veya yaşamakta olan insanların ortak tarihlerinde yer etmiş bazı öğeleri var. Kişilerin ilgilerine ve zaman geçirme şekillerine göre değişen bu öğeler arasında bahsim aslında daha çok yalnızken "ilgilenilen" ve bir başka boyuta geçildiği sonradan fark edilen yerler. Bu kimi zaman bir çay bahçesi, bir sinema, bir heykelin altı, bir biracı, masa tenisi salonu, bilardocu, kitapçı, atarici vesaire, herhangi bir yer olabilir. İşte benim de kendi memleketimde hiç kimseyle değil, tek başına keşfettiğim, hep tek başıma gittiğim, oradayken dışarıdaki hayatı unutup kendimi kutsanmış bir çocuk ve halen "o çocuk" gibi hissedebildiğim yerlerden biriydi Kent Kitabevi . Aslında çok eskidir... Babam da Kent Kitabevi'nden almış Tommiks'lerini, Dedem de ikinci el ders kitaplarını Kent Kitabevi'nden almış. Ama Kent Kitabevi öyleydi ki, bir başkasına söyleye...